7 Ocak 2013 Pazartesi

Gelişim ve Öğrenme

Gelişim ve Öğrenme

Çocuk dünyaya geldiği andan itibaren öğrenmeye başlar. Büyümeyle birlikte yaşadıkları doğrultusunda çevreye uyum sağlayabilmek, ihtiyaçlarını karşılayabilmek için davranışlarını değiştirmeye başlar. Yaşantı ve deneyimler sonucu oluşan davranışlardaki kalıcı değişiklik öğrenmedir. Henüz birkaç aylık bebekler bile ağlamanın ilgi çektiğini, ağladıklarında annelerinin onların karnını doyurduğunu öğrenirler. Bunun sonucunda isteklerini elde etmek için ağlamayı öğrenirler. Yaşamın ilk yılları beynin en hızlı geliştiği, gelişimin ve öğrenmenin hızlı olduğu zamandır. Son yapılan araştırmalar beyin gelişiminin en hızlı 0-3 yaş arası gerçekleştiğini göstermektedir. Özellikle yaşamın ilk yıllarında yeterli beslenme, ilgi, etkileşim ve uyaranların olması çocuğun gelişimi ve öğrenmesi için son derecede önemlidir. Bu yıllarda çocukla oyun oynamak, onunla bol bol konuşmak, ona yeterli ilgi ve sevgi göstermek gelişimi açısından gereklidir.
Öğrenme gelişim ve olgunlaşmadan bağımsız düşünülemez. Çocuk gelişim ve olgunlaşmasına bağlı olarak öncesinde yapamadığı şeyleri yapabilmeye başlar. Çocuğun becerileri basitten karmaşığa doğru ilerler. Önce basit olanı yapar, büyüdükçe ve geliştikçe daha zor ve karmaşık becerileri öğrenir. Çocuk başını tutar, sonra oturur, emekler ve yürür. Oturamayan bir çocuğu yürümeye zorlamak doğru değildir. Henüz kalemi tutup karalama yapamayan bir çocuğa harfleri yazmayı öğretmeye çalışmak da anlamsızdır. Kalem tutmayı öğrenip; karalama, boyama yapmayı öğrenen, yeterli olgunluğa gelen çocuk harfleri yazmayı öğrenebilir.
Çocuk bir çok açıdan gelişir. Gelişimi fiziksel, bilişsel, duygusal, sosyal ve dil gelişimi şeklinde değerlendirebiliriz. Çocuk bedensel olarak büyür; kilosu artar, boyu uzar. Çevresinde gördükleri, duydukları sonucu konuşma, duygu ve düşünceleri anlama ve ifade edilebilme gelişir. Bilişsel gelişim çocuğun nasıl düşündüğünü; duygusal gelişim duyguların farkındalığını ve yaşantılar sonucu çocuğun bu duygulara nasıl tepki verdiğini; sosyal gelişim ise çocuğun çevresiyle nasıl ilişki kurduğunu içermektedir.
Çocuklarda öğrenme ve gelişimi inceleyen psikolog Jean Piaget' ye göre öğrenme ve gelişim farklı aşamalarda değerlendirilir. Bütün çocukların düşünme biçimleri benzer özellikler göstererek gelişir. 0-2 yaş dönemine denk düşen zaman çocuğun dünyayı duyuları aracılığıyla algıladığı dönemdir. Çocuk duyarak, tadarak, dokunarak, koklayarak, görerek öğrenir. Bu dönemde bebeklerin ve çocukların objeleri ağzına götürmesi sıkça gözlenen bir davranıştır. Çocuk dünyayı, objeleri ağzına götürerek, atarak, düşürerek tanımaya çalışır. Önce çevresindekileri gözleriyle takip eder, sonrasında saklanan bir oyuncağın geçici olarak kaybolduğunu, aslında hala var olduğunu öğrenir. Bu dönemdeki çocukların en keyif aldığı oyunlardan biri cee-cee oyunudur. Biraz büyüdüğünde, 2-7 yaş aralığında çocuğun dili kullanmaya başlamasıyla sembol kullanımı başlar. Çocuğun yetiştiği ortamda ne kadar çok konuşuluyorsa , çocuğun konuşması da o kadar gelişir. Ona masal okumanın, birlikte şarkılar söylemenin dil gelişimine katkısı büyüktür. Bu dönem çocuğun soru sorarak öğrendiği dönemdir. Konuşmayı öğrenmeyle birlikte “Bu ne?” sorusunu sıkça sormaya başlarlar. Bu dönemde soruları cevapsız bırakmamak, tanıyabileceği yeni şeyler üretmek, öğrendiklerini uygulama fırsatları yaratmak, yeni bir şey öğrendiğinde bunu fark ettiğimizi ve buna değer verdiğimizi ona hissettirmek çocuğun öğrenmesini olumlu etkileyecektir. Bir sonraki dönemde çocuk öğrendiklerini tanımlayabilir, karşılaştırabilir, dünyayı algılamak için bazı genel kuralların olduğunu keşfeder. Çocuk daha önce oyuncaklarını renklerine, şekillerine göre ayırt etmeyi, gruplamayı öğrenmiştir. Ancak sınıflandırmayı daha sonra öğrenirler. Örneğin ilk önce kedi ve köpeklerin ayrı gruplar olduğunu anlar, ancak her ikisinin de hayvanlar sınıfında olduğunu anlama daha sonra gelişir. Önceleri sadece yetişkinler istediği için kurallara uyarken, bu dönemde kuralların anlamını anlamaya başlar. Bu dönemde çocuk daha çok görebildiği, dokunabildiği somut şeylerle öğrenir. Deneyerek ve sonuçlarını görerek öğrenme bu dönemde önemlidir. 11 -12 yaşa gelindiğinde sadece obje ve deneyimler değil, soyut kavramlar anlaşılmaya başlar. Ahlakı kuralları genelleyebilir, mecaz anlamlar, benzetmeler kullanabilir.
Öğrenme için uygun zamanı göz ardı etmemek gerekmektedir. Çocuğu hazır olmadığı bir takım bilgi ve becerileri öğrenmeye zorlamak da, belli beceri ve bilgileri öğrenebileceği en uygun zamanlarda uygun öğrenme ortamını hazırlamamak da çocuğun gelişimi açısından doğru değildir. Çocuğun yaşına ve becerilerine uygun uyaranlar seçmek, uygun öğrenme etkinlikleri sunmak önemlidir.
Etkileşim gelişim ve öğrenme için en önemli faktörlerden biridir. Çocukların taklit ederek, model alarak öğrendiği unutulmamalıdır. Çocuk çevresiyle ve insanlarla etkileşim olmadığında zor öğrenir, gelişemez. Özellikle yaşamın ilk yıllarında çocuğun gelişim ve öğrenmesinde anne babasının rolü çok büyüktür. Öğrenmeye elverişli bir ortam oluşturmak, çocukla yeterince etkileşimde olmak, gerekli ve yeterli uyaranları sağlamak, çocuğun öğrenme isteğini desteklemek çocuğun gelişimini ve öğrenmesini etkileyecektir.
Bütün çocuklar gelişimin genel çizgisinde ilerler. Ancak her çocuğun kendine özgü bir gelişim hızı ve tarzı olduğunu unutmamak gerekir. Bu nedenle çocuğun bireysel özelliklerini anlamaya çalışmak son derece önemlidir.



HEM BÜYÜYOR HEM ÖĞRENİYOR


Çocuklar dünyaya geldiği andan itibaren öğrenmeye başlarlar. Özellikle yaşamın ilk yıllarında çocuğunuza yeterli ilgi ve sevgiyi göstermek, öğrenmesi için gerekli temeli hazırlar. Bu ilgi ve sevgi korkulduğu gibi çocuğunuzu şımarık ve kendini beğenmiş bir hale getirmez. Tersine onun güven duygusunu, öğrenmek için merak ve isteğini arttıracak, çevresi ve diğer insanlarla daha iyi iletişim kurabilme becerisini geliştirecektir. Bunlar da öğrenme için temel gereksinimlerdir.
Henüz birkaç aylık bebekler bile ağlamanın ilgi çektiğini, ağladıklarında annelerinin onların karnını doyurduğunu öğrenirler. Bunun sonucunda da isteklerini elde etmek için ağlamayı öğrenirler. Son yapılan araştırmalar beyin gelişiminin en hızlı 3 yaşa kadar gerçekleştiğini göstermektedir. Bu yıllarda çocuğunuzla oyun oynamak, onunla bol bol konuşmak, ona yeterli ilgi ve sevgiyi göstermek gelişimi açısından gereklidir.
Çocuklar Nasıl Öğrenir?
Çocuğunuz büyüdükçe yaşadıkları doğrultusunda çevresine uyum sağlayabilmek, ihtiyaçlarını karşılayabilmek için davranışlarını değiştirmeye başlar. Öğrenme; yaşantı ve deneyimler sonucu oluşan davranışlardaki kalıcı değişiklik olarak tanımlanabilir. Yaşamın ilk yılları beynin en hızlı geliştiği, gelişimin ve öğrenmenin hızlı olduğu zamandır.
Çocuklar çok farklı şekillerde öğrenirler. Öğrenme, çocuğunuzun aktif olarak katıldığı bir süreçtir. Yeni bilgi ve becerileri edinirken, sahip oldukları bilgi ve becerilerle bir araya getirirler. Bir yetişkinin planı doğrultusunda, okul ortamında öğrendikleri gibi günlük yaşamın her anında öğrenmeye devam ederler.
Hangi Yollarla Öğrenirler?
1 Çevreyi ve insanları izleyerek
2 Taklit ederek
3 Sebep-sonuç ilişkileri kurarak
4 Deneme- yanılma yoluyla
5 Benzerlikleri ve farklılıkları ayırt ederek
Bunlar çocukların nasıl öğrendiklerinin sadece bazı örnekleri. Ancak önemli olan anne baba olarak sizlerin çocuğu öğrenmeye teşvik etmesi, öğrenme isteğini desteklemesidir. Öğrenmesi için okulu beklememek, daha küçük yaşlarda onunla oyun oynayarak, konuşarak, ona masal okuyarak, merak ve isteklerini desteklemek gerekir.
Öğrenme elbette gelişim ve olgunlaşmadan bağımsız düşünülemez. Çocuklar gelişim ve olgunlaşmalarına bağlı olarak öncesinde yapamadığı şeyleri yapabilmeye başlarlar. Önce basit olanı yapar, büyüdükçe ve geliştikçe daha zor ve karmaşık becerileri öğrenirler.
Çocuklar önce başını tutar, sonra oturur, emekler ve yürürler.Oturmayı öğrenmeden çocuğunuza yürümeyi öğretemezsiniz. Henüz kalemi tutup karalama yapmayı bilmeyen bir çocuğa da harfleri yazmayı öğretemeyiz. Kalem tutmayı öğrenip; karalama, boyama yapmayı öğrendikten sonra harfleri yazmaya hazır olacaktır.
Çocuğunuzu hazır olmadığı şeyleri öğrenmeye zorlamak da , belli beceri ve bilgileri öğrenebileceği en uygun zamanlarda ona bu fırsatı sağlamamak da onun gelişimi açısından doğru değildir.
Çocuklar sadece fiziksel olarak büyümez. Gelişimi fiziksel, bilişsel, duygusal, sosyal ve dil gelişimi şeklinde değerlendirebiliriz. Boyu uzayıp, kilosu artarken, konuşması, düşünme biçimi, duyguları anlama ve bu duygulara karşılık verişi, çevresiyle ilişki kurma becerileri de gelişir. Bütün çocuklar aynı gelişim basamaklarında ilerler, bu basamaklarda benzer şekilde öğrenirler.
Çocuklar 2 yaşına kadar dünyayı duyuları aracılığıyla algılarlar. Duyarak, tadarak, dokunarak, koklayarak, görerek öğrenirler. Bu dönemde bebeklerin ve çocukların eşyaları ağzına götürdüğünü sıkça görürüz. Çocuk dünyayı , eşyaları ağzına götürerek, atarak, düşürerek tanımaya çalışır.
Biraz büyüdüğünde, konuşarak insanlarla ilişki kurmayı, çevresini tanımayı öğrenir. Yetiştiği ortamda ne kadar çok konuşuluyorsa , çocuğun konuşması da o kadar gelişir. Ona masal okumanın, birlikte şarkılar söylemenin dil gelişimine katkısı büyüktür. Çocuklar konuşmayı öğrenmeyle birlikte “Bu ne?” sorusunu sıkça sormaya başlarlar. Bu dönemde sorularını cevapsız bırakmamak , tanıyabileceği yeni şeyler üretmek, öğrendiklerini uygulama fırsatları yaratmak ,yeni bir şey öğrendiğinde bunu fark ettiğimizi ve buna değer verdiğimizi ona hissettirmek öğrenme isteğini arttıracaktır.
Okul hayatıyla beraber çocuklar, dünyayı algılamak için bazı genel kuralların olduğunu keşfederler. Önceleri sadece yetişkinler istediği için kurallara uyarken, bu dönemde kuralların anlamını anlamaya başlar.
Anne Babalara Düşen Görevler
1 Çocuğun öğrenme isteğini ve merakını desteklemek
2 Yeterli ilgi ve sevgiyi göstermek
3 Büyük ya da küçük yeni bir şey öğrendiğinde onu takdir etmek
4 Öğrendiklerini farklı ortamlarda uygulama fırsatları yaratmak
5 Onunla bol bol konuşmak
6 Sabırla ona neyi nerede yapacağı ya da nasıl yapacağı konusunda yol göstermek
7 Doğru tutum ve davranışlarla ona model olmak
Çocukların taklit ederek öğrendiğini unutmamalıyız. Tek başına bırakılmış, ilgi gösterilmeyen, konuşulmayan, çevresinden kopuk büyüyen bir çocuk zor öğrenir, gelişemez. Özellikle yaşamın ilk yıllarında çocuğun gelişim ve öğrenmesinde anne babasının rolü çok büyüktür. Öğrenmeye elverişli bir ortam oluşturmak, çocukla yeterince ilgilenmek, çocuğun öğrenme isteğini desteklemek çocuğun gelişimini ve öğrenmesini ve başarısını etkileyecektir.
Bütün çocuklar aynı süreçlerden geçer, benzer şekilde gelişirler. Ancak her çocuğun kendine özgü bir gelişim hızı ve tarzı olduğunu da unutmamak gerekir. Çocuğumuzdan beklentilerimiz, onun yetenekleri ve başarabileceklerinin üzerinde olmamalıdır. Çocuğun; bireysel özelliklerini anlamaya çalışmalı, güçlü ve zayıf yanlarını iyi bilmeliyiz. Ancak bu şekilde öğrenme sürecinde ona doğru yol gösterebiliriz.
Psikolojik Danışman Deniz Çağlı Günim

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder