23 Aralık 2015 Çarşamba

ÇOCUĞUNUZU MOTİVE ETMENİN 5 YOLU



 Çocuğunuzu motive etmenin 5 yolu
ÇOCUĞUNUZU MOTİVE ETMENİN 5 YOLU

 "EVET, BAZEN YANLIŞ YAPARIZ AMA PES ETMEYİZ. PES ETMEK YOK, YENİDEN DENEYEBİLİRİZ"

"Çocuğum ödevini yapmıyor", "Çok dağınık", "Ayakkabısını bile ben bağlıyorum", "İstese doktor olacak ama hiç hevesli değil" gibi düşüncelerinin dışına çıkmanın sizce de zamanı gelmedi mi?

ÇOCUĞUNUZ BİR YARIŞ ATI DEĞİL
Her şeyden önce çocuğu, bir yarış atı ya da dahi olması beklenen üstün varlık kavramlarının ötesinde değerlendirmeliyiz. Onlara, var olma deneyimi yaşayan, kendini her saniye geliştiren, hayatı büyüklerden öğrenen, oyunla, soruyla, hayalle beslenen zihinler ve bedenler olarak bakmalıyız. Motivasyon kelimesi gündelik anlatımımıza gireli çok oldu. Sıklıkla duygu durum yani “moral” gibi kullanılıyor ama aslında “güdülenme” anlamına gelen güçlü bir kavram. Motivasyonun sözlük anlamı; kişinin kendisini ya da başkalarını, istenilen fiziksel ya da ruhsal duruma getirmek için uyguladığı psikolojik stratejidir. Bireyin, kafasında belirlediği ya da ihtiyaç duyduğu noktaya erişmek adına kendini ve çevresini yönlendirebilme becerisi olarak baktığımızda gerçekten de ciddi öneme sahip olduğunu görüyoruz. Kendini gerçekleştiren birey haline gelmenin hayattaki en önemli hedef olduğuna inanıyorum. Anne babaların da en önemli rehberliği, çocuklarını kendilerini bilen, “var olduklarının” farkında bireyler olarak yetiştirmeleri diye düşünüyorum. Peki, çocuğunuzu motive etmek için neler yapabilirsiniz.
  
İşte çocukları motive etmenin 5 yolu...

PROBLEMLERİNİ KENDİSİNİN ÇÖZMESİNİ SAĞLAYIN
 Çocuklar problem çözme becerilerine sahip olduklarında, yaşamlarını büyük bir beceri ve başarıyla deneyimliyorlar. Acıktıklarında, susadıklarında, arkadaşları oyuncağını kırdığında, öğretmeni onu üzdüğünde, serviste istediği koltukta oturmadığında bırakın düşünsün. Bunu nasıl çözebilir? Araya giren, çözen, önleyen ebeveyn olduğunda çocuk şartlar karşısında siz olmadan nasıl yol alacağını öğrenemez. MASALARI, KAPILARI DÖVMEYİN! “Kötü masa al sana ah ah!” Minicik bir düşme kazasında bile suçu masaya atıyorsak, çocuk yaşamın akışında kendi rolüne nasıl bakacak? “Gel bakalım canın çok acıdı değil mi? Sanırım salona girdiğinde biraz daha yavaşlamalısın. Koridorda koşmanda sakınca yok ama masa ve sehpaların sivri yerleri senin için tehlikeli” diyerek yaklaştığınızda belki “Evet annecim ben bir daha burada koşmayayım” demeyecek ama en azından siz masayı dövmekten daha anlamlı bir konuşma yaptınız.

ANLAMLI KONUŞMALAR YAPIN


Bir çizgi filmde “Evet bazen yanlış yaparız ama pes etmeyiz. Yoo, pes etmek yok, yeniden deneyebiliriz” diyordu. Bu cümleyi çok sevdim. Henüz iki yaşında olan oğlum elindeki oyuncağın parçasını takamadığında kızıp fırlatırken bu cümleyi söylemeye başladım. Bana boş boş bakıp işine devam ediyordu. Üç yaşına geldiğinde bir gün zorlandığım bir konuda bana “denemeye devam et anne pes etmek yook!” dedi. Çocukları motive etmek, çocukları mutlu etmek değildir. Onları koşullara karşı deneyimli ve cesaretli hale getirebilmektir. Hayata dair şeyler hakkında çocuğunuzla anlamlı konuşmalar yaptığınızda farkındalığı çok daha yüksek olacaktır. Bu konuşmalar, bilgiçlikten ve öğütten uzak olmalıdır. “Bazen arkadaşlarla bunu yaşarsın, bazen doğruları konuşmayan insanlar görürsün, bazen canın hiç ödev yapmak istemez” vb. içerikte bilgi ve deneyimlerinizi aktarabilirsiniz. 

ÇOCUĞUNUZUN KUSURLARINI KUCAKLAYIN
 Yok saymayın, görmezden gelmeyin ya da acımasızca yaklaşmayın. Önce kabul edin. Onu “olduğu gibi” kabul edin. Kıyaslamayın, rencide etmeyin. Yaşamını sıkıntıya sokan yönlerini geliştirmesini sağlayın, ciddi durumlarda destek alın ama ona “ondan rahatsız olduğunuz” hissini vermeyin. Bir uzman desteği almak çok iyi bir fikir olabilir ama bunu da çocuğa nasıl lanse ettiğiniz çok önemli. Bazen danışanlarım çocuklarına “Artık baş edemiyorum, seni bir psikologa götürme zamanı geldi” dediklerini söylerler. Böyle bir cümleden sonra çocuk terapiye de, psikologa da dirençli hale gelecektir. 

KİŞİLİĞİNE YATIRIM YAPIN 

Onu ne kadar çok sevdiğinizi ifade edin. Ödülleriniz de yaptırımlarınız da aşırı olmasın. Onu nadide ve mükemmel bir hale getirmeye çalışmayın, sadece yanında olun, rehber olun, farkındalığını arttırın. Sorumluluklar verin. Siz olmadan bir şeyler deneyimleme fırsatı verin. Takım sporlarına ve sanata yönlendirin. Bize bunlarla gelmeyin ödevini yapsın yeter diye düşünüyorsanız, hiç korkmayın, çocuğunuza kendini yaşamda nasıl motive edeceğini öğrettiğinizde, ödevlerini ve derslerini de daha iyi yapacaktır.  Ama yaşamdaki başarının sadece ödev yaparak ve okul birincisi olarak gelmediğini, kendini tanıyan ve yaşamda güçlü duran bireylerin hem mutlu hem de başarılı olduklarını unutmayın.

Uzman Klinik Psikolog Göksu Telmaç
http://www.hurriyetaile.com/cocuk/cocuk-psikolojisi/cocugunuzu-motive-etmenin-5-yolu_20749.html?utm_source=copy-paste&utm_medium=copy-paste&utm_campaign=copy-paste-with-url

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder