6 Aralık 2015 Pazar

PROMPT TEKNİĞİ- KONUŞMA APRAKSİSİ ve PROMPT TEKNİĞİNİN KULLANILDIĞI DİĞER PROBLEMLER

 KONUŞMA APRAKSİSİ :  En basit şekliyle, APRAKSİ duyduğunu anlamak fakat anladığını ifade edememektir. APRAKSİ’si olan bir çocuğa mesela /Anne/ de bana dediğinizde, söylediğinizi anlar, söylemek/ yapmak ta ister fakat beyninde proses edip söyleyemez. Çocuğun konuşmasında olduğu gibi hareketlerinde de apraksisi olabilir. Örneğin apraksisi olan Otizm’li bir çocuğa ‘Ayakkabını Bağla’ ya da ‘Elini bay bay yapmak için salla’ dediğinizde  yapmak ister ama nasıl yapacağını bilemez. Bazen hareketleri başlattığınızda kendileri hareketi devam bile ettirebilir.


Apraksisi olan çocuklarımızda anlama- alıcı dil, ifade etme- verici dile göre çok daha iyidir. 
Konuşma apraksisi otizmi olan çocuklarımızda da sık rastladığımız bir problemdir, fakat APRAKSİ hiçbir hastalığa bağlı olmaksızın KENDİ BAŞINA da görülebilir.


APRAKSİSİ olan bazı çocuklarımız şarkı söyleyebildiği halde konuşamazlar. Çünkü beyindeki konuşma bölgesi ile şarkı söyleme bölgesi farklıdır.
‘Bilinci yerinde, anlaması normal ya da normale yakın bir bireyin normal kas tonusu ve kordinasyonu olmasına rağmen, amaca yönelik- istemli hareketleri yerine getirememesine apraksi diyoruz.  Örneğin konuşma apraksisi olan çocuğa bir sesi, bir kelimeyi söyle yada yaşça biraz daha büyük (ya da seviye olarak biraz daha ileride bir çocuğa) bir olayı anlat dediğinizde sizi anlar, kelimeyi söylemek yada olayı anlatmak ister ama anlatamaz, söylenilen kelimeyi taklit edemez. Çünkü konuşma için gerekli motor planlamayı ve ses üretimini yapamaz.  Bu durum çocukta bulunan apraksi seviyesine göre değişiklik gösterir.'

 Prompt tekniği  1970’lerden bu yana AMERİKA’da  gelişen bir tekniktir. Prompt tekniği Deborah Hayden isimli bir konuşma patoloğu/ terapistinin Otizm’li çocuklarla çalışırken geleneksel terapi metodlarının işe yaramadığını farketmesi ve  bu nedenle geliştirdiği ve yıllar içinde bilimsel çalışmalarla daha da gelişen bir tekniktir. Prompt Tekniği için Amerika’da bir Araştırma ve Eğitim Enstitüsü kurulmuştur (PROMPT INSTITUTE). Bu teknikle çocuğun konuşma organlarına dokunarak, bu organlarının hangisini hangi sesi üretmesi için kullanması gerektiği çocuğa öğretilir. Bir anlamda verilen bu dokunsal uyaranlarla beyin konuşması için yeniden programlanır. Amerika’da dahi PROMPT bilen konuşma terapistlerini bulabilmek kolay değildir. PROMPT Tekniğininin  eğitimini sadece DİL VE KONUŞMA PATOLOGLARI/ TERAPİSTLERİ, mastır eğitimi sonrasında alabilirler ve bu eğitim sadece Amerika’daki PROMPT INSTITUTE tarafından verilmektedir. Bu teknik sadece Otizm’li çocuklarda değil ARTİKÜLASYON problemi (KONUŞMA SESLERİNİN yanlış üretilmesi- /SU/ yerine /TU/ demek gibi) olan çocuklarda,  yetişkinlerde FELÇ sonrası görülen apraksi gibi bir çok problemin tedavisinde kullanılıyor. Prompt tekniğinde bireye dokunsal uyaranlar verilerek çocuğa tek tek hangi sesleri nasıl çıkarması gerektiği öğretilir. Sonra bunu hece düzeyine getiririz, sonra kelime, cümle. Bu yöntemle biz son olarak çocuğa istemli olarak spontane  konuşmayı öğretiriz. 


Prompt tekniği günümüzde bu konuda yani özellikle ağır apraksisi olan çocuklarımıza yardım edebilecek en önemli tekniklerden biridir. Bu konuda dünyadaki sözü geçen en önemli isimlerden biri de Nancy Kaufmandır. Bir diğer teknikte ‘Carbon verbal behavior’ dır. Bu teknik de ÖZELLİKLE OTİZM gibi davranışsal problemler görülen durumlarda, davranışsal özellikleri kullanarak konuşmayı fasilite etmeyi amaçlıyor.  Şimdi bu tekniklerden de ayrıntılı olarak bahsedelim: 


Prompt tekniği ile dokunsal uyaran vererek otizmli bireylere ve onların   beyinlerine hangi harfi nasıl üretmesi gerektiğini öğretiyoruz. Mesela, en basit şekliyle sizinle bir deneme yapalım: Bana /A/ diyebilirmisiniz? Şimdi diyelim ki /A/ diyemiyorsunuz. Biz elimizle, başparmağımızla çenenize bastırarak /A/ sesini nasıl üretmeniz gerektiğini gösteriyoruz. /A/ sesi için çeneyi açmak gerekli değil mi? Çenenizi kapatarak /A/ diyebilirmisiniz? Hayır.

 Ama bazen çocuklarımızın çenesine bastırdığımız halde bile ağızlarını açmamakta direniyorlar o zaman kullandığımız teknikte davranışçı (ABA) yönteminin bir diğer farklı türü, AMERİKA’DA şu an çok popüler olan , konuşmaya yönelik ‘Verbal Behavior’ dır. Bu teknik de davranışsal özellikleri kullanarak konuşmayı fasilite etmeyi amaçlıyor. Diyelim ki çocuk ağzını açmadı biz ona duysal uyaran verirken aynı zamanda, ağzına sevdiği bir abur cubur (diyetine de uygun olan bir ödül) götürüyoruz, dolayısıyla çocuk abur cuburu (ödülü) almak için ağzını açıyor ve /A/ sesini bize çıkarmadan biz ödülü vermiyoruz. Bazen bunu denerken çocuk nasıl yapması gerektiğini düşünüyor, beyninde proses etmeye çalışıyor fakat yine ses çıkmıyor, o zaman larinks dediğimiz ses tellerinin bulunduğu kısma dokunuyoruz. /A/ sesi çok basit bir örnek, en basit öğrenilen seslerden bir tanesi, mesela /K/ sesi çok zor bir ses: Prompt sırasına göre en son çıkan ses. Biz apraksisi olan çocuklarımızda öncelikli olarak ses, sonra hece, sonra da kelime taklit yeteneğini geliştirmek istiyoruz ve bu metodların hepsi de bize bu yeteneğin geliştirilmesi için yardımcı oluyor. Tedavide geleneksel terapi yönteminin de önemi vardır ama bu ilk bahsettiğimiz yöntemler çocuğun ses ve kelimeler ve ileri donemde de cümleler üretebilmek için yapması gereken motor planlamayı kolaylaştırarak genel anlamda bir çok otizmli çocukta  büyük fayda veriyor. 


Biz apraksisi olan çocuklarımızda ses- kelime taklit yeteneğini geliştirmek istiyoruz ve bu metodların hepsi de bize bu yeteneğin geliştirilmesi için yardımcı oluyor. Tedavide geleneksel terapi yönteminin de önemi vardır ama bu  bahsettiğimiz yöntemler çocuğun ses ve kelimeler ve ileri donemde de cümleler üretebilmek için yapmasi gereken motor planlamayı kolaylaştırarak genel anlamda otizmli çocukta  büyük fayda verir. Örneğin çocuğa anne veya teyze dermisin dediğimizde (teyze kelimesi anne kelimesinin üretimine nazaran daha komplike ve zordur)   kelimeyi çıkarmak için çabaladığını ama kelimeyi üretemediğini gördüğümüzde çocuğa bunu nasıl yapacağını dokunsal uyaranlarla- yani hangi konuşma organlarını kullanarak hangi sesi üreteceğini ve bu sesleri birleştirerek kelimeler ve sonrasında cümleler kurmasını öğreterek anlatıyoruz (bazen aileler çocuğun kelimeyi ya da sesi çıkarmak için çabaladığını bile fark edemez).  

Eğer ki davranışsal ve duyu bütünleme ile ilgili de problemler varsa bütün bu teknikleri kombine ederek bu yaklaşımları izliyoruz. 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder